Şikayet

Ürünler Banyo fikirleri Sauna EOOS ile röportaj

eoos_620.jpg

EOOS Duravit'in ilk sauna tasarlanmıştır
ISH’de, mutfak için bazı şaşırtıcı tasarımlar hazırlayan Viyana merkezli tasarım üçlüsü EOOS sesini yine banyoda duyuruyor: EOOS, saunayı kilerden çıkararak banyoya ve yaşam alanına sokmak isteyen banyo imalatçısı Duravit’in ilk saunası olan “Inipi”yi tasarladı. EOOS ve Duravit bu projeye toplam dört yıl harcadı. Martin Bergmann Viyana’ya yaptığı bir ziyarette şöyle dedi, “Bir projenin geliştirilmesine dört yıl harcadığınız zaman, objenin ruhunu gözden kaçırma tehlikesiyle karşılaşırsınız”. Ancak, bu durumda tarihi rol modellerinin enerjisinden ilham almış tasarımlar yaratma konusunda uzman olan üç tasarımcı bu ruhu gözden kaçırmadı, tersine bu süreç boyunca onu yeniden keşfetti. Ancak, bu, çok net aşamalar halinde gelişen bir doğuş oldu: önce oda kavramı vardı ve bu fikir daha sonra doğdu.

Sauna için yeni bir duruş ve yeni bir kavram

“Duravit’in brifingi çok basitti: küçük alanlara sığacak bir zindelik modülü oluşturmak zorundaydık”, diyor Gernot Bohmann. EOOS’un temel yaklaşımı küveti banyodan çıkarmak ve bunun yerine sauna koymaktı. EOOS’un üçüncü üyesi Harald Gründl ise şunu ekliyor, “Önce bir kutu yaptık ve sonra da içine ne koyabileceğimize karar verdik”. Bu çalışmanın sonucunda ortaya çıkan şey bir tarafı tamamen açık olan ve arka duvarı da boydan boya ışıklarla yıkanan minimal bir odaydı. Bu dik açıyı çıkış noktası olarak alıp iç tarafa tamamen yenilikçi bir yaklaşımla girdiler. Sonuçta, bütün unsurlar teras benzeri bir planla yerleştirilip sıraları yepyeni bir yolla bölen birkaç seviyeden ibaret bir manzara elde edildi”. 235x117 cm’lik bir yüzey alanı üzerinde en çok dört kişinin oturur vaziyette veya iki kişinin yatar vaziyette durabileceği bir yer oluşturuldu. Ve hatta insanlar yüz yüze bile oturabilir. Ancak, asıl mesele sadece insan sayısı değil, herkesin duruş biçiminin niteliğiydi. Harald Gründl bazı postürlerin, uygun şekilde konsantre olunduğu zaman, bireyi nasıl farklı bilinç düzeylerine götürebileceği konusunda kapsamlı araştırmalar bile yaptı. “Ancak, bu çok kişisel bir şey”, diyor Gründl. Her durumda, bu “sauna postürü kavramının” geleneksel saunalardaki bölmelere göre daha çok çeşitli postür imkanı sağladığından şüphesi yok.

Odanın saunaya açılması

EOOS artık dört kişi için yeterli alan sağlamıştı, ama ısıtıcı için yer yoktu. EOOS daha önceki bir projede bir havalandırma mühendisiyle beraber çalışmıştı ve “o bize ve bizim sorunlarımıza alışıktı”, diyor Bergmann, gülerek. Fikirlerini onunla paylaştılar ve birlikte ısıtıcı için bir prototip hazırladılar birincisi; üstü kaynaklanarak kapatılmış bir kaptan ibaretti. Bu “kap”, karmaşık fonksiyonları görünür hale getirmeden bu fonksiyonlar konusunda uzmanlaşmasıyla göze çarpan benzersiz bir teknolojinin gelişimindeki katalizör oldu. Bugünkü son versiyonunda, bütün üniteler yan duvarın bir uzantısı olarak bir ahşap panelin ardına tamamen gizlenmiş durumda olan bir taşıyıcı üzerine monte edilmiştir. Bu taşıyıcı çekilebilir bir ünite olarak tasarlanmıştır. Kumanda sistemi, havalandırma ünitesini içeren ısıtıcı ve buharlaştırıcı daima erişilebilir ama asla görünmez durumdadır. Dökülen suyu içeren su deposu da burada bulunur. Özetlersek: “Bu da sonunda bu odayı postür kavramı için tamamen serbest bıraktığımız anlamına geliyordu”.

Tarihsel-kültürel bir model arayışı
Oda kavramı sorunu çözüldükten sonra, bir tarihsel-kültürel model arayışına girdiler. EOOS: “Dünyadaki diğer kültürlerin nasıl terlediğini araştırdık.” Bu üçlü tek bir unsurun tüm kültürlerde aynı olduğunu keşfetti: bir taş akkor haline gelene kadar ısıtılıyordu ve sonra da bir erkek geyik boynuzu yardımıyla terlemenin olacağı yere kadar yuvarlanıyordu. “Bunun olağanüstü bir görüntü olduğunu düşündük ve Lakota kızılderilileri de bununla tamamen ağırbaşlı bir ritüel arasında bağ kurdu”, diyor Bohmann hevesle: “Bizim için, bu akkor taş bütün meselenin özünü oluşturuyordu.” Bu eski ritüelin veya içgüdünün temeli şimdi yeni teknolojilere dönüştürülerek tamamen farklı bi ortamda kullanılacak. Sonuç: Bugün, Duravit saunadaki bir sauna seansı da ekranlı uzaktan kumanda biçimindeki bir taşla başlıyor. Bu kumanda tüm fonksiyonları, sıcaklığı, havadaki nemi ve renkli ışığı ve sesi çalıştırmak için kullanılıyor. Bu ayarlar “taş” yardımıyla ayrı ayrı yapılabiliyor. Favori ayar kombinasyonları da kişiselleştirilmiş kullanıcı profilleri olarak kaydedilebiliyor. Ayrıca, önceden belirlenmiş senaryolar da değişiklik olarak seçilebiliyor. Ve bu taş şarj olmak üzere yerine konduğunda, taşın çevresinde bir hale oluşuyor – taş “ısınıyor” ve enerji doluyor.
Yan taraftan yatay ışık
EOOS tarihsel-kültürel bi model arayışı sırasında başka bir şey daha fark etti: ister yerdeki bir delik isterse bir kulübe olsun, sauna yapımı için seçilen yerlerin tamamında ışığın girebileceği bir açıklık var; her birinde, ışığın geliş yönü yandan ve yataydı. Bu açıklık aynı zamanda “gözlem noktası” görevi görüyordu. EOOS dışarıdaki manzarayla kurulan bu görsel teması çevreyle temas etme ve iletişim kurma yönünde bilinçli bir adımı temsil eden çok önemli bir özellik olarak yorumladı. Tasarımcılar bu ışığı tamamı cam bir duvara taşıdı. Inipi’nin arka duvarı boydan boya ışık alır; çeşitli renklerle aydınlatılır ve saunanın ön tarafına ışık saçar. Ön panel de şeffaftır ve böylece dışarıdaki “manzara” daima görülebilir.

Bergmann saunanın dış dünyayla daima iletişim halinde olmasını sağlayan bu özelliği çok sever ve bir gün manzarası dolomitlerden oluşan bir bahçeye bir sauna koymanın hayalini kurar. Bohmann biraz daha pragmatiktir ve günlük işler bittiğinde bütün ekibin gevşeyebilmesi için saunasının ofisine kurulmasını ister. Ya Harald Gründl? O ise evinde “mümkün olduğu kadar az sayıda EOOS ürünü” olmasını istiyor. Meslektaşlarına göre, bu büyük bir hata. Tasarım arayışında bu üçlüye sürekli hız veren şey belki de bu fikir ayrılıklarıdır. Tıpkı firmaya adını veren Yunan mitolojisinin güneş atı gibi.

Daha fazla bilgi